#ZaferPartisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#ZaferPartisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2026 Cuma

Ümit Özdağ’dan Ekonomide Yeni Hamle-Yılmaz Parlar

 Ümit Özdağ’dan Ekonomide Yeni Hamle

Zafer Ekonomisi Programı Geliyor

Zafer Partisi, ekonomi politikalarında kendi alternatif modelini kamuoyunun gündemine taşımaya hazırlanıyor.

Özdağ, “Zafer Ekonomisi Programı”nın bu ay paylaşılacağını açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, partisinin ekonomi alanındaki hazırlıklarını da kamuoyuyla paylaştı.

Özdağ, yalnızca mevcut ekonomik politikalara yönelik eleştirilerle yetinmek yerine, Zafer Partisi’nin kendi ekonomi programını kamuoyunun tartışmasına açacağını açıkladı.

“Zafer Ekonomisi Programı” Kamuoyuna Sunulacak

Özdağ’ın açıklamasına göre, “Zafer Ekonomisi Programı” adı verilen çalışma hazırlanmış durumda ve programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.

Özdağ, programın basılı hale getirildiğini belirterek, ekonomi kuruluşlarına da ulaştırılacağını ifade etti. Zafer Partisi’nin ekonomi ekibinin ilgili kuruluşları ziyaret ederek programın içeriğini anlatacağını kaydeden Özdağ, temel hedefin Türkiye’nin üretim ekonomisine geçişine yönelik parti politikalarını ortaya koymak olduğunu söyledi.

Bu açıklama, Zafer Partisi açısından ekonomik tartışmada dikkat çekici bir başlık oluştururken, partinin ekonomi politikalarını yalnızca iktidarın uygulamalarına yönelik eleştiriler üzerinden değil, kendi önerileri üzerinden de gündeme taşıma hazırlığında olduğunu gösteriyor.

Tartışmanın Merkezine “Üretim Ekonomisi”ni Koyuyor

Özdağ, basın toplantısında Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin çeşitli değerlendirmelerde de bulundu.

Özdağ’ın açıklamalarında; enflasyon hedefleri, vatandaşın satın alma gücü, işsizlik, vergiler, gelir dağılımı, tarım, eğitim ve ekonomik hedefler gibi başlıklar geniş yer aldı. Mevcut ekonomi politikalarının Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan Özdağ, ekonomik yükün vatandaş üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Ancak basın toplantısının ekonomi açısından en dikkat çekici mesajı, bu eleştirilerin ardından Zafer Partisi’nin kendi ekonomik modelini ortaya koyacağını açıklaması oldu.

Köprü ve Otoyollar İçin Özelleştirme Eleştirisi

Özdağ’ın gündeminde kamu varlıklarına ilişkin kararlar da vardı.

Resmî Gazete’de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, söz konusu uygulamaya karşı çıktı.

Özdağ, bu varlıkların uzun süreli işletme hakkının devredilmesinin kamu açısından gelecekte gelir kaybına yol açabileceğini savundu ve köprü ile otoyollardan elde edilebilecek gelirlerin kamu kaynakları açısından önemine dikkat çekti.

Bu değerlendirmeler, Zafer Partisi’nin ekonomi yaklaşımında kamu kaynakları, üretim, gelir dağılımı ve uzun vadeli ekonomik planlama başlıklarının öne çıktığına ilişkin bir çerçeve oluşturdu.

Ekonomi Programı Sahaya İnecek

“Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanmasının ardından ekonomik kuruluşlarla temas kurulacak olması da programın yalnızca yazılı bir metin olarak kalmayacağını ortaya koyuyor.

Özdağ, parti ekonomi ekibinin kuruluşları ziyaret ederek programı anlatacağını açıkladı. Böylece Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının iş dünyası ve ekonomik kuruluşlarla doğrudan paylaşılması hedefleniyor.

Bu yönüyle program, önümüzdeki dönemde Zafer Partisi’nin siyasi gündeminde önemli başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Ekonomiden Siyasete Uzanan Geniş Gündem

Özdağ’ın 10 Eylül tarihli “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda ekonomi dışında Türkiye’nin siyasi ve hukuki gündemine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Özdağ, partisinin önümüzdeki hafta Türkiye genelinde yazılı bir açıklama ve imza kampanyası başlatacağını, vatandaşların PKK’nın affı ve anayasa değişiklikleri konusundaki görüşlerinin alınacağını açıkladı. Kampanyanın ardından konunun meydanlarda ve sahada gündeme taşınacağını belirtti.

Hukuk devleti ve yargı başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’nin geleceği açısından hukuk güvenliği ve demokratik kurumların önemine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Yeni Dönemin Ekonomi Başlığı

Zafer Partisi açısından “Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanması, partinin önümüzdeki dönemde ekonomik tartışmalarda kendi çözüm önerilerini daha görünür hale getirmesi açısından yeni bir aşama olarak değerlendirilebilir.

Özdağ’ın açıklamasında öne çıkan temel unsur, eleştirinin ötesine geçerek alternatif bir ekonomi programının kamuoyunun önüne konulacak olması.

Programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması ve ardından ekonomi kuruluşlarına yönelik ziyaretlerin başlamasıyla birlikte, Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının ayrıntıları da daha geniş biçimde tartışılabilecek.

Türkiye’nin ekonomik geleceğine ilişkin siyasi tartışmanın, önümüzdeki dönemde yalnızca mevcut uygulamaların sonuçları üzerinden değil, hangi ekonomik modelin Türkiye’yi üretime, istihdama ve sürdürülebilir büyümeye taşıyacağı üzerinden şekillenmesi bekleniyor.

Zafer Partisi ise bu tartışmaya “Zafer Ekonomisi Programı” ile kendi perspektifini koymaya hazırlanıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ Unveils New Economic Initiative

“Victory Economy Program” Set to Be Unveiled

The Victory Party is preparing to bring its own alternative economic model to the public agenda as part of its efforts to develop new economic policies.

Victory Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ announced that the party’s “Victory Economy Program” will be made public this month.

While addressing current issues in Turkey, Özdağ also shared details of his party’s preparations in the field of economics.

Rather than limiting its approach to criticism of existing economic policies, Özdağ said that the Victory Party would present its own economic program for public discussion.

“Victory Economy Program” to Be Presented to the Public

According to Özdağ, the “Victory Economy Program” has already been prepared and is scheduled to be released to the public this month.

Özdağ stated that the program had been printed and would also be delivered to economic organizations. He said that the party’s economic team would visit relevant institutions to explain the program, with the main objective being to outline the party’s policies for transitioning Turkey toward a production-based economy.

The announcement creates a notable new dimension in the Victory Party’s economic agenda, indicating that the party intends to put forward its own proposals rather than focusing solely on criticism of the government’s economic policies.

“Production Economy” at the Center of the Debate

Özdağ also addressed various aspects of Turkey’s current economic situation during the press conference.

His remarks covered issues including inflation targets, citizens’ purchasing power, unemployment, taxation, income distribution, agriculture, education and economic objectives. Özdağ argued that current economic policies were insufficient to resolve Turkey’s structural problems and drew attention to the impact of the economic burden on citizens.

However, one of the most notable economic messages of the press conference was the announcement that the Victory Party would put forward its own economic model following these criticisms.

Criticism of the Privatization of Bridges and Highways

Özdağ also addressed decisions concerning public assets.

Commenting on the decision published in the Official Gazette to include two Bosphorus bridges, eight highways and four ring roads in the privatization program, Özdağ opposed the move.

He argued that transferring long-term operating rights could result in future revenue losses for the public sector and emphasized the importance of revenues generated by bridges and highways as a public resource.

These remarks point to a broader framework in the Victory Party’s economic approach, in which public resources, production, income distribution and long-term economic planning are expected to play a prominent role.

Economic Program to Reach the Field

The planned engagement with economic organizations following the release of the “Victory Economy Program” indicates that the initiative is not intended to remain merely a written document.

Özdağ said that the party’s economic team would visit relevant organizations to present and explain the program. The aim is to communicate the Victory Party’s economic policies directly to the business community and economic institutions.

In this respect, the program is expected to become one of the significant issues on the Victory Party’s political agenda in the coming period.

A Broader Agenda from Economics to Politics

Özdağ’s September 10 “Turkish Nation Press Conference” also included assessments of Turkey’s political and legal agenda in addition to economic issues.

Özdağ announced that the party would launch a nationwide written statement and signature campaign the following week to gather citizens’ views on the issue of a possible amnesty for the PKK and proposed constitutional changes. He stated that the issue would subsequently be brought to public squares and addressed through field activities.

Addressing the rule of law and judiciary, Özdağ also expressed his views on the importance of legal certainty and democratic institutions for Turkey’s future.

A New Economic Chapter

For the Victory Party, the announcement of the “Victory Economy Program” may represent a new stage in making its own economic proposals more visible in the country’s economic debate.

The central element of Özdağ’s announcement is the intention to move beyond criticism and place an alternative economic program before the public.

With the program expected to be released this month and subsequent visits to economic organizations planned, the details of the Victory Party’s economic policies are likely to become the subject of broader discussion.

Turkey’s economic debate is expected to increasingly focus not only on the results of current policies, but also on which economic model can move the country toward production, employment and sustainable growth.

The Victory Party is preparing to contribute its own perspective to this debate through its “Victory Economy Program.”

 yilmazparlar@yahoo.com

3 Eylül 2026 Perşembe

Ümit Özdağ,Türkiye’nin geleceği milli iradeyle belirlenmeli-Yılmaz Parlar

 

“Türkiye’nin Geleceği Siyaset Mühendisliğiyle Şekillendirilemez”

Özdağ’dan Türkiye Gündemine Sert ve Kapsamlı Mesaj, “Türkiye’nin Geleceği Siyaset Mühendisliğiyle Şekillendirilemez”

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Türk Milleti Basın Toplantısı’nda ekonomi, hukuk, terör süreci, Amedspor tartışmaları, Kıbrıs, Yunanistan-İsrail hattı ve yaklaşan seçimlere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Basın toplantısının en geniş bölümlerinden biri ekonomi oldu.

Özdağ’ın basın toplantısının ana mesajı, “Türkiye’nin geleceği milli iradeyle belirlenmeli”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Türk Milleti Basın Toplantısı, tek bir gündem başlığının değil, Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye, hukuktan dış politikaya kadar karşı karşıya bulunduğunu savunduğu çok katmanlı sorunların ele alındığı kapsamlı bir siyasi değerlendirme niteliği taşıdı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği Türk Milleti Basın Toplantısı’nda Türkiye’nin iç ve dış gündemini çok başlıklı bir değerlendirmeyle ele aldı.

Ekonomiden hukuka, terörle mücadeleden siyasetin yeniden şekillendirilmesine, spordan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmelere kadar birçok başlıkta iktidara ve muhalefete yönelik eleştiriler yönelten Özdağ, Türkiye’nin geleceğinin siyasi mühendisliklerle belirlenmesine karşı uyarıda bulundu.

Özdağ’ın açıklamalarında dikkat çeken ana eksenlerden biri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, hukuk devleti ilkesi ve milli irade vurgusu oldu.

“Türkiye’nin geleceği masa başında belirlenemez”

CHP Genel Merkezi’nde il ve belediye başkanlarına yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği bir toplantıda Türkiye’nin geleceğine ilişkin “dört partili” bir siyasi yapıdan söz edildiğini öne süren Özdağ, bunun Türkiye açısından ciddi bir siyasi tartışma olduğunu savundu.

Özdağ, söz konusu değerlendirmeleri ABD ve iktidarın tercihleriyle ilişkilendirerek CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ve bağımsızlık anlayışına vurgu yapan Özdağ, Türkiye’nin siyasi geleceğinin dış etkiler veya siyasi hesaplarla şekillendirilmesine karşı çıktı.

Özdağ’dan Muharrem İnce’ye, “Siyasette asıl mesele sorumluluk”

Basın toplantısında Muharrem İnce’nin parti kurma ve siyasette harcanan para üzerinden yaptığı açıklamalara da yanıt veren Özdağ, parti kurmanın ciddi bir siyasi sorumluluk olduğunu belirtti.

Zafer Partisi’nin finansmanına ilişkin olarak ise parti hesaplarının devlet denetimine tabi olduğunu söyleyen Özdağ, partinin çalışmalarının öğrenciler, memurlar ve esnaf dahil farklı kesimlerden gelen bağışlarla sürdürüldüğünü ifade etti.

Hukuk mesajı, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz”

Özdağ’ın konuşmasının önemli başlıklarından biri de yargı bağımsızlığı oldu.

Adli yıl açılışında Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in Mustafa Kemal Atatürk’ün adalet ve bağımsız yargıya ilişkin sözünü kullanmasına dikkat çeken Özdağ, bu ifadeyi mevcut hukuk düzenine yönelik önemli bir uyarı olarak değerlendirdi.

Özdağ, Türkiye’de hukuk uygulamalarının siyasi kimliklere göre farklılaşmaması gerektiğini savunarak, yargı sisteminin bütün unsurlarının bu konu üzerinde düşünmesi gerektiğini söyledi.

Amedspor tartışması, “Gerilim alanına dönüşmemeli”

Amedspor üzerinden yaşanan tartışmalara da geniş yer veren Özdağ, takımın maçlarının spor müsabakası niteliğinden çıkarak gerilim alanlarına dönüşmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Özdağ, Zafer Partisi’nin daha önce yaptığı değerlendirmelerde taraftarların provokasyonlara karşı soğukkanlı davranması gerektiğini savunduğunu hatırlattı.

İstanbul’da bazı futbol taraftar gruplarına yönelik olduğu ileri sürülen güvenlik baskılarını da gündeme getiren Özdağ, spor alanlarının siyasi gerilimlerin çatışma zeminine dönüşmemesi gerektiğini belirtti.

“Kamu kaynakları siyasi saiklerle değil, ekonomik rasyonaliteyle kullanılmalı”

Kamu bankalarının yurt dışından sağlanan kredilerin Diyarbakır’da kullanılacağı yönündeki açıklamalarına da değinen Özdağ, kamu kaynaklarının dağıtımında ekonomik kriterlerin esas alınması gerektiğini söyledi.

“Ekonomik olarak rasyonelse Diyarbakır’daki firmaya verin; değilse ekonomik olarak rasyonel olan bölgeye yönlendirin” görüşünü dile getiren Özdağ, kamu kurumlarının görevinin siyaset yapmak değil, kendilerine emanet edilen kaynakları yasalara uygun ve kamu yararını gözeterek kullanmak olduğunu savundu.

Doğu ve Güneydoğu için dikkat çeken uyarı

Özdağ, konuşmasının bir bölümünde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski emniyet müdürü Mahmut Karaaslan’ın bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini aktaran Özdağ, devletin yanında olduğunu düşündüğü vatandaşların kendilerini baskı altında veya yalnız bırakılmış hissetmesinin ciddi bir güvenlik ve toplumsal bütünlük sorunu oluşturabileceğini ileri sürdü.

Özdağ, geçmişte yaşanan hendek sürecini hatırlatarak benzer bir tablonun ortaya çıkmaması gerektiğini savundu.

Ekonomide “yüzde 2,3” vurgusu, “Büyüme yeterli değil”

Basın toplantısının en geniş bölümlerinden biri ekonomi oldu.

2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme oranının yüzde 2,3 olarak açıklanmasını değerlendiren Özdağ, bu oranın Türkiye ekonomisinin yeterince güçlü büyümediğini gösterdiğini savundu.

Tüketim ve yatırımın yavaşladığını, sanayinin zayıfladığını ve ihracatta gerilemenin sürdüğünü öne süren Özdağ; enflasyon, işsizlik ve atıl iş gücü üzerinden hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Vergiler üzerinden iktidara eleştiri

Özdağ ayrıca yüksek vergiler ve vatandaşın satın alma gücü üzerinden hükümete yönelik eleştirilerini sürdürdü.

Telefon ve otomobil alımında ürün bedeline yaklaşan veya onu aşan vergi yükleri bulunduğunu savunan Özdağ, yüksek vergilerin ekonomik büyümeye yeterince dönüşmediğini ileri sürdü.

Türkiye'nin üretim, sanayi ve tarımdan uzaklaştırıldığını savunan Özdağ, devletin borçlanma yoluyla mevcut ekonomik yapıyı sürdürmeye çalıştığını iddia etti.

“Merkez Bankası ile Hazine rakamları arasında dikkat çekici fark var”

Özdağ, enflasyon hedefleri ile Hazine'nin borçlanma maliyetleri arasında bulunduğunu söylediği farka da dikkat çekti.

Merkez Bankası'nın gelecek yıllara ilişkin enflasyon hedeflerini hatırlatan Özdağ, Hazine'nin iç borçlanma ihalelerindeki yüksek faiz oranlarını bu hedeflerle karşılaştırarak ekonomi yönetiminin kendi içinde çelişen göstergeler ortaya koyduğunu savundu.

Seçim mesajı: “Seçimlerden sonra bunlar bizim derdimiz olacak”

Yaklaşan seçimlere ilişkin de mesaj veren Özdağ, iktidarın seçim döneminde yeni ekonomik vaatlerde bulunacağını ancak bu vaatlerin finansmanının yeni borçlanma ve kamu varlıklarının kullanılması yoluyla sağlanabileceğini ileri sürdü.

Türkiye'de siyasi dengelerin değişeceğini savunan Özdağ, Zafer Partisi'nin seçim sonrasında ülke yönetiminde sorumluluk üstlenmeye hazırlandığını ifade etti.

Terör süreci konusunda “Cumhuriyet’in geleceği” uyarısı

Özdağ’ın açıklamalarında en sert başlıklardan biri de PKK ile yürütüldüğünü söylediği yeni süreç oldu.

Sürecin başlangıcındaki hedeflerle bugün gelinen noktanın birbirinden farklı olduğunu savunan Özdağ, PKK'nın kendisini feshetmesi yerine Cumhuriyet'in temel yapısının tartışmaya açıldığı yönündeki değerlendirmesini dile getirdi.

Özdağ ayrıca Abdullah Öcalan'a yönelik olduğu iddia edilen yeni düzenlemeler ve anayasa değişikliği tartışmaları üzerinden hükümete yönelik ağır eleştiriler yöneltti. Ancak bu bölümde dile getirilen çeşitli senaryolar ve iddialar, Özdağ’ın kendi siyasi değerlendirmeleri olarak kamuoyuna yansıdı.

İran, Suriye ve PJAK üzerinden bölgesel güvenlik senaryosu

Özdağ, PKK'nın silah bırakacağı yönündeki beklentilere de şüpheyle yaklaştığını belirterek örgütün silahlarını Suriye ve İran'daki yapılanmalara kaydırabileceğini öne sürdü.

İran'da yaşanabilecek olası gelişmelerin Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini savunan Özdağ, Ankara'nın bölgesel gelişmeler karşısında nasıl bir politika izleyeceğinin kritik önem taşıdığını söyledi.

Atina ve Tel Aviv'e mesaj, “Türkiye'nin güvenliği göz ardı edilmemeli”

Konuşmasının dış politika bölümünde Yunanistan ile İsrail arasındaki savunma iş birliğine de değinen Özdağ, Yunanistan'ın Türkiye ile olası bir askeri çatışmaya yönelik politikalar izlememesi gerektiğini savundu.

Türkiye ile Yunanistan halkları arasında düşmanlık bulunmadığını belirten Özdağ, Atina yönetimine gerilimden uzak durma çağrısında bulundu.

İsrail'in bölgesel politikalarını da eleştiren Özdağ, Tel Aviv yönetimine Türkiye ile doğrudan karşı karşıya gelmenin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin bölgesel ağırlığına vurgu yapan Özdağ, İsrail'in bölge ülkeleriyle ilişkilerinde çatışma yerine barışçı politikaları tercih etmesi gerektiğini ifade etti.

Gökçek ve Davutoğlu soruşturmaları için “Hukuk herkese eşit uygulanmalı” mesajı

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde ise eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatıldığı belirtilen soruşturma ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldığı belirtilen soruşturma gündeme geldi.

Gökçek hakkında yürütülen soruşturmanın sonucunun görülmesi gerektiğini söyleyen Özdağ, soruşturma süreçlerinde iktidar ve muhalefet mensuplarına farklı hukuk uygulanıp uygulanmadığının önemli olduğunu belirtti.

Davutoğlu hakkında başlatıldığı belirtilen soruşturmaya ilişkin de benzer bir karşılaştırma yapan Özdağ, kendisinin geçmişte gözaltına alınma biçimiyle başka siyasetçilere yönelik uygulamalar arasında fark olup olmayacağının takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Özdağ’ın konuşmasının merkezinde

Hukuk devleti, ekonomik bağımsızlık, milli güvenlik, terörle mücadele ve Türkiye’nin siyasi geleceğinin milli irade temelinde şekillenmesi mesajı yer aldı.

Zafer Partisi lideri, açıklamaları boyunca iktidara olduğu kadar muhalefete de eleştiriler yönelterek, Türkiye'nin önündeki dönemin yalnızca bir iktidar değişikliği değil, ülkenin devlet yapısı, ekonomik bağımsızlığı ve milli güvenlik anlayışı açısından kritik bir eşik olduğunu savundu.

Değerlendirme

Muharrem İnce’nin polemik içeren sözleri karşısında, olgun bir siyaset lideri olan Ümit Özdağ’ın ortaya koyduğu yaklaşımın bizlere verdiği mesajdan şu sonucu çıkardık:

Elbette parti kurmak turşu kurmaya benzemez.

Parti kurmak; bir ülkenin geleceğine ilişkin fikir, program ve kadro ortaya koymak, milletin karşısına çıkıp “Ben bu ülkeyi şu anlayışla yönetmeye talibim” diyebilmektir.

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey, siyaseti küçümseyen benzetmeler değil; Türkiye’nin sorunlarına çözüm üreten, bedel ödemekten ve sorumluluk almaktan çekinmeyen siyasi kadrolardır.

Siyaset yapmak herkesin demokratik hakkıdır. Millet kararını sandıkta verir.

Zafer Partisi’nin ölçüsü bellidir, Türkiye’nin birliği, güvenliği, ekonomik bağımsızlığı ve Türk milletinin geleceği.

Gerisi polemiktir.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ, “Türkiye’s Future Cannot Be Shaped by Political Engineering”

“Türkiye’s Future Must Be Determined by the National Will”

Özdağ Delivers a Strong and Comprehensive Message on Türkiye’s Agenda: “Türkiye’s Future Cannot Be Shaped by Political Engineering”

Zafer Party leader Ümit Özdağ addressed Türkiye’s economy, rule of law, the terrorism process, the Amedspor controversy, Cyprus, the Greece-Israel axis and the upcoming elections during the Turkish Nation Press Conference.

The economy was one of the most extensively discussed issues at the press conference.

The Main Message of Özdağ’s Press Conference: “Türkiye’s Future Must Be Determined by the National Will”

Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed Türkiye’s domestic and foreign agenda at the “Turkish Nation Press Conference”, delivering a comprehensive assessment of developments ranging from the economy and rule of law to terrorism, political restructuring, football-related tensions, Cyprus and the Türkiye-Greece-Israel regional equation.

The central message of Özdağ’s address was that Türkiye’s future should be determined by the national will, rather than political engineering or calculations.

Özdağ argued that Türkiye is facing a critical period involving intertwined challenges in national security, the economy, the judiciary and foreign policy. He emphasized the principles of national sovereignty, the rule of law, economic independence and national security.

“Türkiye’s future cannot be decided behind closed doors”

Özdağ criticized what he described as discussions concerning the possibility of a four-party political structure in Türkiye. Referring to a meeting he said was held at the Republican People’s Party (CHP) headquarters, he argued that Türkiye’s political future should not be shaped by external influence or political calculations.

He also emphasized the founding principles of the Republic of Türkiye and Mustafa Kemal Atatürk’s understanding of independence.

Response to Muharrem İnce: “Politics is also a matter of responsibility”

Özdağ also responded to comments by Muharrem İnce concerning political party formation and campaign spending.

While stressing that establishing a political party is a serious responsibility, Özdağ said Zafer Party’s finances are subject to state oversight. He stated that the party has continued its political activities with donations from various segments of society, including students, civil servants and tradespeople.

Judicial independence at the center of Özdağ’s criticism

Another major issue raised by Özdağ was the independence of the judiciary.

Referring to remarks by Chief Justice Ömer Kerkez at the opening of the judicial year, Özdağ highlighted Atatürk’s emphasis on judicial independence and argued that the statement should be regarded as an important warning concerning the current understanding of law.

He maintained that the application of justice should not differ according to political identity and called on all elements of the judiciary to consider the issue.

Amedspor debate: “Sports must not become an arena of political tension”

Özdağ devoted considerable attention to the controversy surrounding Amedspor, expressing concern that football matches could turn into areas of political and social tension.

He recalled Zafer Party’s previous call for supporters to remain calm and avoid provocations. Özdağ also raised allegations of pressure on football fan groups in Istanbul, arguing that sporting events should not become grounds for political confrontation.

Call for rational use of public resources

Özdağ also addressed statements concerning the use of foreign-sourced loans in Diyarbakır.

He argued that public resources should be allocated according to economic rationality rather than political considerations, stressing that public institutions have a responsibility to use entrusted funds lawfully and in the public interest.

Warning over developments in eastern and southeastern Türkiye

The Zafer Party leader also discussed developments in eastern and southeastern Türkiye.

Citing assessments by Zafer Party Deputy Chairman and former police chief Mahmut Karaaslan, Özdağ argued that citizens who have historically identified themselves with the state and national institutions should not be left feeling abandoned or under pressure.

He referred to the violence of the past “trench” period and warned against the emergence of a similar environment.

Economy: Özdağ highlights 2.3% growth

Economic conditions constituted one of the most extensive sections of the press conference.

Referring to the 2.3% growth rate announced for the second quarter of 2026, Özdağ argued that the figure indicated insufficient economic growth.

He criticized what he described as slowing consumption and investment, weakening industrial activity and continuing pressure on exports, while also raising concerns over inflation, unemployment and underutilized labor.

Taxes and purchasing power

Özdağ continued his criticism of the government by focusing on high taxation and declining purchasing power.

He argued that the tax burden on products such as mobile phones and automobiles can approach or exceed the price of the products themselves, and maintained that high taxation has not translated sufficiently into economic growth.

He further argued that Türkiye has moved away from production, industry and agriculture and that the government is relying increasingly on borrowing to sustain the existing economic structure.

Inflation targets and borrowing costs

Özdağ also drew attention to what he described as a significant gap between inflation targets and government borrowing costs.

Comparing the Central Bank’s projected inflation figures with interest rates in Treasury domestic borrowing auctions, he argued that the figures point to conflicting signals within Türkiye’s economic management.

Election message: “After the elections, these will become our responsibility”

Looking ahead to the next elections, Özdağ argued that new economic promises would increasingly emerge but questioned how such promises would be financed.

He suggested that additional borrowing and the use of remaining public assets could become the means of financing election-period promises.

Özdağ stated that political balances in Türkiye would change and said Zafer Party was preparing to assume responsibility for governing the country after the elections.

Warning over the terrorism process and the future of the Republic

One of the strongest sections of Özdağ’s speech concerned what he described as a new process involving the PKK.

He argued that the objectives stated at the beginning of the process differed significantly from the current situation and claimed that, rather than the PKK dissolving itself, the fundamental structure of the Republic was now being placed under discussion.

Özdağ also criticized what he described as alleged arrangements concerning Abdullah Öcalan and constitutional change. These scenarios and claims were presented by Özdağ as his own political assessments.

Iran, Syria and PJAK: a regional security warning

Özdağ expressed skepticism about expectations that the PKK would fully disarm, arguing that the organization could potentially relocate weapons and capabilities to structures in Syria and Iran.

He warned that developments in Iran could directly affect Türkiye’s national security and stressed the importance of Ankara’s response to possible regional developments.

Message to Athens and Tel Aviv

Addressing foreign policy, Özdağ criticized defense cooperation between Greece and Israel and argued that Greece should avoid policies that could lead to military confrontation with Türkiye.

He stressed that there was no inherent hostility between the Turkish and Greek peoples and called on Athens to avoid escalating tensions.

Özdağ also criticized Israel’s regional policies, warning that a direct confrontation with Türkiye could have serious consequences. He called for regional policies based on peace rather than confrontation.

Gökçek and Davutoğlu investigations: “The law must be applied equally”

During the question-and-answer session, Özdağ was also asked about investigations reportedly launched against former Ankara Metropolitan Mayor Melih Gökçek and former Prime Minister Ahmet Davutoğlu.

Regarding Gökçek, Özdağ said the outcome of the investigation should first be seen, while questioning whether the legal process applied equally to government and opposition figures.

On the investigation reportedly launched against Davutoğlu, Özdağ similarly questioned whether the former prime minister would be treated differently from opposition figures during the judicial process.

The central message

At the heart of Prof. Dr. Ümit Özdağ’s address were the rule of law, economic independence, national security, the fight against terrorism and the principle that Türkiye’s political future must be shaped by the national will.

Throughout the press conference, the Zafer Party leader directed criticism not only at the government but also at the opposition, arguing that Türkiye is approaching a critical threshold concerning the structure of the state, economic independence and national security.

Assessment

Against Muharrem İnce’s polemical remarks, we draw the following conclusion from the approach demonstrated by Ümit Özdağ as a mature political leader:

Of course, founding a political party is not like making pickles.

Founding a political party means presenting ideas, a program and a team for the future of a country, and having the courage to stand before the people and say, “I am prepared to take responsibility for governing this country according to this vision.”

What Türkiye needs today is not political rhetoric that trivializes politics, but political cadres capable of producing solutions to Türkiye’s problems and willing to take responsibility and pay the price when necessary.

Engaging in politics is everyone’s democratic right. The people make the final decision at the ballot box.

The Zafer Party’s measure is clear: Türkiye’s unity, security, economic independence and the future of the Turkish nation.

Everything else is polemics.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Ağustos 2026 Pazar

Ümit Özdağ'dan Türkiye'nin Geleceğiyle ilgili Mesajlar-Yılmaz Parlar

  Ümit Özdağ'dan Türkiye'nin Geleceğiyle ilgili Mesajlar

Zafer Partisinden Ekonomi Ağırlıklı Türkiye Gündemi

Basın toplantısının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, gelir dağılımındaki bozulma, işsizlik ve yoksulluk konularında, Zafer Partisi'nin çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı

Ümit Özdağ'dan Ekonomi, Terör, Sığınmacılar ve Kıbrıs Başlıklarında Dikkat Çeken Değerlendirmeler

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye'nin iç ve dış politikasını yakından ilgilendiren kritik başlıklara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, ekonomi, güvenlik, terörle mücadele, sığınmacı politikası ve Kıbrıs konusunda dikkat çeken mesajlar verdi.

Basın toplantısında yaptığı konuşmada hem güncel gelişmeleri değerlendiren hem de partisinin çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşan Özdağ, Türkiye'nin geleceğine ilişkin vizyonunu ayrıntılı şekilde ortaya koydu.

Liyakat, Devlet Tecrübesi ve Milli Vizyonun Adresi

Zafer Partisi, kurulduğu günden bu yana devlet yönetiminde liyakati, hukukun üstünlüğünü, üretim odaklı kalkınmayı ve Atatürk Cumhuriyeti'nin temel değerlerini önceleyen kadrolarıyla dikkat çekiyor. Akademisyenlerden emekli bürokratlara, güvenlik uzmanlarından ekonomistlere kadar farklı alanlarda deneyim sahibi isimleri bünyesinde bulunduran parti, Türkiye'nin kronik sorunlarına bilimsel ve planlı çözümler üretmeyi hedefliyor.

Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu ekonomik sıkıntılar, düzensiz göç, güvenlik tehditleri ve dış politika sorunları karşısında Zafer Partisi, hazırladığı kapsamlı politika raporları ve çözüm önerileriyle kamuoyunda alternatif yönetim anlayışı ortaya koymaya devam ediyor. Parti yönetimi, üretim ekonomisi, planlı kalkınma, adalet, şeffaf yönetim ve milli güvenlik eksenli politikalarıyla Türkiye'nin geleceğine yönelik yeni bir perspektif sunmayı amaçlıyor.

Ümit Özdağ'ın Siyasi Çizgisi

Prof. Dr. Ümit Özdağ, uzun yıllardır akademik çalışmaları, güvenlik politikaları üzerine yaptığı araştırmalar ve kamuoyundaki çıkışlarıyla tanınan bir siyasetçi olarak öne çıkıyor. Basın toplantısında da konuşmasını ayrıntılı veriler, tarihsel örnekler ve politika önerileri üzerine kurarak farklı başlıklardaki görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Özdağ, konuşması boyunca partisinin çözüm önerilerini ve siyasi yaklaşımını ayrıntılı biçimde anlattı.

Vedat Yenerer İçin Duygusal Veda

Konuşmasının başında kısa süre önce hayatını kaybeden gazeteci Vedat Yenerer'i anan Özdağ, uzun yıllara dayanan dostluklarını anlatarak Yenerer'in savaş muhabirliği, Türk dünyasına yönelik çalışmaları ve Ergenekon sürecinde yaşadıklarına değindi. Merhuma Allah'tan rahmet dileyen Özdağ, Yenerer'in Türk basınında önemli bir iz bıraktığını ifade etti.

Atatürk'ün Kızları"na Tebrik

Basın toplantısında, Milletler Ligi'nde elde edilen şampiyonluk dolayısıyla A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı da kutlayan Özdağ, sporcuların yalnızca başarılarıyla değil, duruşlarıyla da genç nesillere örnek olduklarını söyledi ve başarılarının devamını diledi.

Ekonomi Gündemin İlk Sırasındaydı

Basın toplantısının önemli bölümünü ekonomiye ayıran Özdağ, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, gelir dağılımındaki bozulma, işsizlik ve yoksulluk konularında eleştirilerde bulundu. TÜİK'in açıkladığı ekonomik verilerin vatandaşın günlük hayatındaki tabloyla örtüşmediğini savunan Özdağ, açlık sınırı, yoksulluk sınırı ve asgari ücret arasındaki farklara dikkat çekerek gelir dağılımında adaletin sağlanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca üretime dayalı kalkınma modeli, planlı ekonomi ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulmasına yönelik önerilerini dile getirdi.

Türkiye Kritik Bir Yol Ayrımında

Ümit Özdağ, "Teröre Taviz Değil, Hukuk ve Devlet Otoritesi Esas Alınmalıdır"

Basın toplantısında en dikkat çeken bölümlerden biri, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" olarak tartışılan sürece ilişkin değerlendirmeler oldu. Ümit Özdağ, yaklaşık iki yıldır devam eden sürecin başlangıçta kamuoyuna anlatıldığı şekilde ilerlemediğini savunarak, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tamamen tasfiye edilmesi yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini ifade etti. Özdağ, Türkiye'nin terörle mücadelesinde devlet otoritesinin ve hukukun üstünlüğünün esas alınması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasında, kamuoyuna yansıyan düzenleme iddialarına değinen Özdağ, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin dikkate alınmasının önemine işaret ederek, bu süreçte toplumun tüm kesimlerinin açık şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Terörle mücadelede verilecek her kararın, milli birlik ve toplumsal vicdan açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Gazilerin Sesi Basın Toplantısında Türkiye'ye Duyuruldu

Basın toplantısının en duygusal anlarından biri, Er Şehit Aileleri ve Gaziler Platformu temsilcilerinin yaptığı açıklamalar oldu. Günlerdir Ankara Güvenpark'ta sürdürdükleri eylemi anlatan gaziler, taleplerinin ekonomik değil, eşit statü, adalet ve onurlu muamele olduğunu ifade etti.

Gaziler, aynı üniformayı giyerek aynı cephede yaralanmalarına rağmen farklı statülerde değerlendirilmelerinin büyük bir adaletsizlik oluşturduğunu belirtti. Sağlık hizmetleri, protez kullanımı ve sosyal haklar konusunda yaşadıkları farklılıkları örneklerle anlatan temsilciler, devletin tüm gazilere eşit yaklaşması gerektiğini vurguladı.

Özdağ ise gazilerin taleplerinin yalnızca bir hak arayışı değil, aynı zamanda devlet-vatandaş ilişkisinin temelini ilgilendiren bir mesele olduğunu belirterek, şehit aileleri ve gazilerin toplumun en saygın kesimleri arasında yer aldığını ifade etti.

Sığınmacı Politikası Yeniden Gündemde

Basın toplantısında geniş yer ayrılan bir diğer konu ise Suriyeli sığınmacılar oldu.

Ümit Özdağ, Zafer Partisi'nin kuruluşundan bu yana düzensiz göç ve geçici koruma politikalarına ilişkin uyarılarda bulunduğunu hatırlatarak, sığınmacı politikasının ekonomik, sosyal ve demografik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Türkiye'nin bu konuda uzun vadeli ve sürdürülebilir bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Özdağ, çeşitli ülkelerin Suriyelilerin geri dönüşüne yönelik uygulamalarını örnek göstererek Türkiye'nin de bu konuda uluslararası gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi. Açıklamalarında göç yönetiminin devlet politikası çerçevesinde ele alınmasının önemini vurguladı.

Kıbrıs Konusunda Sert Mesajlar

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs başlığına da değinen Özdağ, Birleşmiş Milletler öncülüğünde gündeme gelen bazı girişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasında, KKTC'nin statüsü, Türkiye'nin garantörlüğü ve Mavi Vatan yaklaşımının Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını belirten Özdağ, iki devletli çözüm modelini savunduklarını ifade etti. Kıbrıs'ta Türkiye'nin güvenlik ve egemenlik haklarının korunmasının milli politika olması gerektiğini dile getirdi.

Geniş Milli İttifak Çağrısı

Basın toplantısının son bölümünde Zafer Partisi'nin siyasi hedeflerine değinen Özdağ, Türkiye'nin hem içeriden hem dışarıdan çeşitli güvenlik ve jeopolitik meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, bu süreçte milli birlik anlayışının önemine dikkat çekti.

Partiye katılımların belirli ilkeler doğrultusunda gerçekleştiğini ifade eden Özdağ, ortak paydanın Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, Atatürk ilkeleri, hukukun üstünlüğü ve milli egemenlik olduğunu söyledi. Tarihten örnekler vererek Milli Mücadele dönemindeki birlik ruhuna atıfta bulundu.

Türkiye'nin Geleceği İçin Milli Dayanışma Mesajı

Konuşmasını Türkiye'nin içinde bulunduğu uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmelerle tamamlayan Ümit Özdağ, dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlerin Türkiye'yi de yakından etkilediğini belirtti. Türkiye'nin milli devlet yapısının korunmasının önemine vurgu yapan Özdağ, tüm vatandaşları demokratik siyaset içerisinde ülkenin geleceğine sahip çıkmaya davet etti. Zafer Partisi'nin, Atatürk Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini koruma hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.

Yaklaşık yarım saat süren basın toplantısında ekonomi, hayat pahalılığı, gelir dağılımı, terörle mücadele, gazilerin hakları, sığınmacı politikası, Kıbrıs, milli güvenlik ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin siyasi vizyon başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer Partisi'nin çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantı, hem içerdiği güncel değerlendirmeler hem de Türkiye'nin temel meselelerine ilişkin ortaya koyduğu politika çerçevesiyle siyasi gündemin dikkat çeken açıklamaları arasında yer aldı.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ'dan Türkiye'nin Geleceğiyle ilgili Mesajlar


Zafer Party Shares Its Vision and Policy Solutions with the Public

Zafer Party's Economic Focus on Türkiye Agenda

Özdağ dedicated a significant portion of the press conference to the economy, sharing the Victory Party's proposed solutions to high inflation, high cost of living, worsening income distribution, unemployment, and poverty with the public.

Ümit Özdağ, Delivers Key Assessments on the Economy, Terrorism, Refugees, and Cyprus

Prof. Dr. Ümit Özdağ, Chairman of the Zafer (Victory) Party, delivered a comprehensive assessment of critical issues shaping Türkiye's domestic and foreign policy, presenting notable remarks on the economy, national security, counterterrorism, refugee policy, and Cyprus.

During the press conference, Özdağ evaluated current developments while presenting his party's policy proposals, outlining in detail his vision for Türkiye's future.

The Address of Merit, State Experience, and National Vision

Since its establishment, the Zafer Party has attracted attention with its commitment to meritocracy, the rule of law, production-oriented economic development, and the fundamental values of the Republic of Türkiye founded by Mustafa Kemal Atatürk. Bringing together academics, retired senior bureaucrats, security experts, economists, and professionals from various fields, the party aims to produce scientific and well-planned solutions to Türkiye's long-standing challenges.

Facing economic hardship, irregular migration, security threats, and foreign policy challenges, the Zafer Party continues to present an alternative governing vision through comprehensive policy reports and solution-oriented programs. The party advocates a model based on productive industry, planned development, justice, transparent governance, and national security, offering what it describes as a new perspective for Türkiye's future.

Ümit Özdağ's Political Vision

Prof. Dr. Ümit Özdağ is widely recognized for his academic work, extensive research on security policies, and long-standing presence in Turkish politics. Throughout the press conference, he supported his arguments with detailed data, historical references, and policy proposals while explaining his party's political approach and solutions across a broad range of issues.

A Heartfelt Tribute to Vedat Yenerer

At the beginning of his speech, Özdağ paid tribute to veteran journalist Vedat Yenerer, who recently passed away. Recalling their long friendship, he highlighted Yenerer's work as a war correspondent, his contributions to the Turkic world, and the hardships he endured during the Ergenekon trials. Özdağ expressed his condolences and emphasized that Yenerer left a lasting legacy in Turkish journalism.

Congratulations to "Atatürk's Daughters"

Özdağ also congratulated the Turkish Women's National Volleyball Team on winning the FIVB Volleyball Nations League, praising not only their athletic success but also their discipline, dignity, and exemplary character, describing them as role models for younger generations.

The Economy Took Center Stage

A significant portion of the press conference focused on Türkiye's economy. Özdağ criticized high inflation, the rising cost of living, income inequality, unemployment, and poverty. He argued that official economic statistics do not reflect the realities faced by ordinary citizens and stressed the widening gap between the minimum wage, the poverty threshold, and the hunger line.

He also proposed a production-based economic model, a planned economy, and the re-establishment of the State Planning Organization, arguing that these reforms are essential for sustainable economic growth.

Türkiye Is at a Critical Crossroads

Ümit Özdağ, "There Should Be No Concessions to Terrorism; the Rule of Law and State Authority Must Prevail."

One of the most notable sections of the press conference focused on the process publicly discussed as "Terror-Free Türkiye." Özdağ argued that the developments had not progressed as originally presented to the public and stated that expectations regarding the PKK's disarmament and complete dissolution had not been fulfilled.

He emphasized that Türkiye's fight against terrorism must be based on state authority, the rule of law, and the protection of national unity.

Referring to reports about possible legal arrangements, Özdağ underlined the importance of considering the sensitivities of martyrs' families and veterans, stressing that society should be fully informed about every decision taken during such a critical process.

Veterans' Voices Heard Across Türkiye

One of the most emotional moments of the press conference came when representatives of the Platform of Martyrs' Families and Veterans addressed the media.

The veterans explained that their long-running demonstration in Ankara's Güvenpark was not about financial demands but about equal legal status, justice, and dignified treatment.

They argued that soldiers wounded under the same conditions should not be treated differently according to military rank and highlighted disparities in healthcare, prosthetic services, and social rights.

Özdağ stated that veterans' demands represent not merely individual rights but a matter concerning the relationship between the state and its citizens, emphasizing that veterans and martyrs' families deserve the highest respect within society.

Refugee Policy Returns to the Forefront

Another major topic discussed during the press conference was the issue of Syrian refugees.

Özdağ recalled that since the founding of the Zafer Party, it had consistently warned about irregular migration and temporary protection policies. He argued that refugee policies have significant economic, social, and demographic consequences and called for a comprehensive long-term national strategy.

Pointing to practices adopted by several countries regarding the return of Syrian refugees, Özdağ said Türkiye should closely monitor international developments and address migration through a coherent state policy.

Strong Statements on Cyprus

Addressing developments in the Eastern Mediterranean and Cyprus, Özdağ commented on recent initiatives under the auspices of the United Nations.

He emphasized the strategic importance of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC), Türkiye's guarantor status, and the Blue Homeland (Mavi Vatan) doctrine. Özdağ reiterated his support for a two-state solution, arguing that protecting Türkiye's sovereign rights and security interests in Cyprus should remain a national priority.

Call for a Broad National Alliance

In the final part of his speech, Özdağ discussed the Zafer Party's political objectives, stating that Türkiye faces serious geopolitical and security challenges both domestically and internationally.

He emphasized that individuals joining the party share common principles, including the protection of Türkiye's unitary state structure, Atatürk's principles, the rule of law, and national sovereignty. Drawing lessons from Türkiye's War of Independence, he highlighted the importance of national unity during challenging times.

A Message of National Solidarity for Türkiye's Future

Concluding his speech, Özdağ addressed ongoing international developments, warning that global geopolitical tensions increasingly affect Türkiye.

He stressed the importance of preserving Türkiye's national state structure and called on all citizens to participate in democratic politics to safeguard the country's future. He reaffirmed that the Zafer Party would continue working to uphold the founding principles of the Republic established by Mustafa Kemal Atatürk.

During the approximately thirty-minute press conference, Prof. Dr. Ümit Özdağ presented comprehensive assessments covering the economy, the cost of living, income distribution, counterterrorism, veterans' rights, refugee policy, Cyprus, national security, and his political vision for Türkiye's future. He also introduced the Zafer Party's policy proposals, making the event one of the noteworthy political briefings on Türkiye's current agenda.

yilmazparlar@yahoo.com