#TürkiyeEkonomisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#TürkiyeEkonomisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2026 Cuma

Ümit Özdağ’dan Ekonomide Yeni Hamle-Yılmaz Parlar

 Ümit Özdağ’dan Ekonomide Yeni Hamle

Zafer Ekonomisi Programı Geliyor

Zafer Partisi, ekonomi politikalarında kendi alternatif modelini kamuoyunun gündemine taşımaya hazırlanıyor.

Özdağ, “Zafer Ekonomisi Programı”nın bu ay paylaşılacağını açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, partisinin ekonomi alanındaki hazırlıklarını da kamuoyuyla paylaştı.

Özdağ, yalnızca mevcut ekonomik politikalara yönelik eleştirilerle yetinmek yerine, Zafer Partisi’nin kendi ekonomi programını kamuoyunun tartışmasına açacağını açıkladı.

“Zafer Ekonomisi Programı” Kamuoyuna Sunulacak

Özdağ’ın açıklamasına göre, “Zafer Ekonomisi Programı” adı verilen çalışma hazırlanmış durumda ve programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.

Özdağ, programın basılı hale getirildiğini belirterek, ekonomi kuruluşlarına da ulaştırılacağını ifade etti. Zafer Partisi’nin ekonomi ekibinin ilgili kuruluşları ziyaret ederek programın içeriğini anlatacağını kaydeden Özdağ, temel hedefin Türkiye’nin üretim ekonomisine geçişine yönelik parti politikalarını ortaya koymak olduğunu söyledi.

Bu açıklama, Zafer Partisi açısından ekonomik tartışmada dikkat çekici bir başlık oluştururken, partinin ekonomi politikalarını yalnızca iktidarın uygulamalarına yönelik eleştiriler üzerinden değil, kendi önerileri üzerinden de gündeme taşıma hazırlığında olduğunu gösteriyor.

Tartışmanın Merkezine “Üretim Ekonomisi”ni Koyuyor

Özdağ, basın toplantısında Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin çeşitli değerlendirmelerde de bulundu.

Özdağ’ın açıklamalarında; enflasyon hedefleri, vatandaşın satın alma gücü, işsizlik, vergiler, gelir dağılımı, tarım, eğitim ve ekonomik hedefler gibi başlıklar geniş yer aldı. Mevcut ekonomi politikalarının Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan Özdağ, ekonomik yükün vatandaş üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Ancak basın toplantısının ekonomi açısından en dikkat çekici mesajı, bu eleştirilerin ardından Zafer Partisi’nin kendi ekonomik modelini ortaya koyacağını açıklaması oldu.

Köprü ve Otoyollar İçin Özelleştirme Eleştirisi

Özdağ’ın gündeminde kamu varlıklarına ilişkin kararlar da vardı.

Resmî Gazete’de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, söz konusu uygulamaya karşı çıktı.

Özdağ, bu varlıkların uzun süreli işletme hakkının devredilmesinin kamu açısından gelecekte gelir kaybına yol açabileceğini savundu ve köprü ile otoyollardan elde edilebilecek gelirlerin kamu kaynakları açısından önemine dikkat çekti.

Bu değerlendirmeler, Zafer Partisi’nin ekonomi yaklaşımında kamu kaynakları, üretim, gelir dağılımı ve uzun vadeli ekonomik planlama başlıklarının öne çıktığına ilişkin bir çerçeve oluşturdu.

Ekonomi Programı Sahaya İnecek

“Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanmasının ardından ekonomik kuruluşlarla temas kurulacak olması da programın yalnızca yazılı bir metin olarak kalmayacağını ortaya koyuyor.

Özdağ, parti ekonomi ekibinin kuruluşları ziyaret ederek programı anlatacağını açıkladı. Böylece Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının iş dünyası ve ekonomik kuruluşlarla doğrudan paylaşılması hedefleniyor.

Bu yönüyle program, önümüzdeki dönemde Zafer Partisi’nin siyasi gündeminde önemli başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Ekonomiden Siyasete Uzanan Geniş Gündem

Özdağ’ın 10 Eylül tarihli “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda ekonomi dışında Türkiye’nin siyasi ve hukuki gündemine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Özdağ, partisinin önümüzdeki hafta Türkiye genelinde yazılı bir açıklama ve imza kampanyası başlatacağını, vatandaşların PKK’nın affı ve anayasa değişiklikleri konusundaki görüşlerinin alınacağını açıkladı. Kampanyanın ardından konunun meydanlarda ve sahada gündeme taşınacağını belirtti.

Hukuk devleti ve yargı başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’nin geleceği açısından hukuk güvenliği ve demokratik kurumların önemine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Yeni Dönemin Ekonomi Başlığı

Zafer Partisi açısından “Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanması, partinin önümüzdeki dönemde ekonomik tartışmalarda kendi çözüm önerilerini daha görünür hale getirmesi açısından yeni bir aşama olarak değerlendirilebilir.

Özdağ’ın açıklamasında öne çıkan temel unsur, eleştirinin ötesine geçerek alternatif bir ekonomi programının kamuoyunun önüne konulacak olması.

Programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması ve ardından ekonomi kuruluşlarına yönelik ziyaretlerin başlamasıyla birlikte, Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının ayrıntıları da daha geniş biçimde tartışılabilecek.

Türkiye’nin ekonomik geleceğine ilişkin siyasi tartışmanın, önümüzdeki dönemde yalnızca mevcut uygulamaların sonuçları üzerinden değil, hangi ekonomik modelin Türkiye’yi üretime, istihdama ve sürdürülebilir büyümeye taşıyacağı üzerinden şekillenmesi bekleniyor.

Zafer Partisi ise bu tartışmaya “Zafer Ekonomisi Programı” ile kendi perspektifini koymaya hazırlanıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ Unveils New Economic Initiative

“Victory Economy Program” Set to Be Unveiled

The Victory Party is preparing to bring its own alternative economic model to the public agenda as part of its efforts to develop new economic policies.

Victory Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ announced that the party’s “Victory Economy Program” will be made public this month.

While addressing current issues in Turkey, Özdağ also shared details of his party’s preparations in the field of economics.

Rather than limiting its approach to criticism of existing economic policies, Özdağ said that the Victory Party would present its own economic program for public discussion.

“Victory Economy Program” to Be Presented to the Public

According to Özdağ, the “Victory Economy Program” has already been prepared and is scheduled to be released to the public this month.

Özdağ stated that the program had been printed and would also be delivered to economic organizations. He said that the party’s economic team would visit relevant institutions to explain the program, with the main objective being to outline the party’s policies for transitioning Turkey toward a production-based economy.

The announcement creates a notable new dimension in the Victory Party’s economic agenda, indicating that the party intends to put forward its own proposals rather than focusing solely on criticism of the government’s economic policies.

“Production Economy” at the Center of the Debate

Özdağ also addressed various aspects of Turkey’s current economic situation during the press conference.

His remarks covered issues including inflation targets, citizens’ purchasing power, unemployment, taxation, income distribution, agriculture, education and economic objectives. Özdağ argued that current economic policies were insufficient to resolve Turkey’s structural problems and drew attention to the impact of the economic burden on citizens.

However, one of the most notable economic messages of the press conference was the announcement that the Victory Party would put forward its own economic model following these criticisms.

Criticism of the Privatization of Bridges and Highways

Özdağ also addressed decisions concerning public assets.

Commenting on the decision published in the Official Gazette to include two Bosphorus bridges, eight highways and four ring roads in the privatization program, Özdağ opposed the move.

He argued that transferring long-term operating rights could result in future revenue losses for the public sector and emphasized the importance of revenues generated by bridges and highways as a public resource.

These remarks point to a broader framework in the Victory Party’s economic approach, in which public resources, production, income distribution and long-term economic planning are expected to play a prominent role.

Economic Program to Reach the Field

The planned engagement with economic organizations following the release of the “Victory Economy Program” indicates that the initiative is not intended to remain merely a written document.

Özdağ said that the party’s economic team would visit relevant organizations to present and explain the program. The aim is to communicate the Victory Party’s economic policies directly to the business community and economic institutions.

In this respect, the program is expected to become one of the significant issues on the Victory Party’s political agenda in the coming period.

A Broader Agenda from Economics to Politics

Özdağ’s September 10 “Turkish Nation Press Conference” also included assessments of Turkey’s political and legal agenda in addition to economic issues.

Özdağ announced that the party would launch a nationwide written statement and signature campaign the following week to gather citizens’ views on the issue of a possible amnesty for the PKK and proposed constitutional changes. He stated that the issue would subsequently be brought to public squares and addressed through field activities.

Addressing the rule of law and judiciary, Özdağ also expressed his views on the importance of legal certainty and democratic institutions for Turkey’s future.

A New Economic Chapter

For the Victory Party, the announcement of the “Victory Economy Program” may represent a new stage in making its own economic proposals more visible in the country’s economic debate.

The central element of Özdağ’s announcement is the intention to move beyond criticism and place an alternative economic program before the public.

With the program expected to be released this month and subsequent visits to economic organizations planned, the details of the Victory Party’s economic policies are likely to become the subject of broader discussion.

Turkey’s economic debate is expected to increasingly focus not only on the results of current policies, but also on which economic model can move the country toward production, employment and sustainable growth.

The Victory Party is preparing to contribute its own perspective to this debate through its “Victory Economy Program.”

 yilmazparlar@yahoo.com

İTO Eylül 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

 Üretim Kapasitesini Korumak Dezenflasyon Kadar Önemli

Şekib Avdagiç, Yeni dönem “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” üçgeninde şekilleniyor

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Eylül 2026 Meclis Toplantısı, 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirilirken, toplantının gündeminde Türkiye ekonomisinin görünümü, küresel ekonomik riskler, enflasyon, üretim kapasitesi, finansmana erişim, Orta Vadeli Program (OVP) ve yapay zekâ yatırımları öne çıktı.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminin artık yalnızca talebi soğutmaya değil, ekonominin üretim kapasitesini korumaya da odaklandığını belirterek, yeni dönemin yaklaşımının giderek “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” üçgeninde şekillendiğini söyledi.

Avdagiç, ekonomi politikasının başarısının yalnızca enflasyonun düşürülmesiyle değil, fiyat istikrarı, üretim kapasitesi ve rekabet gücü arasındaki dengenin korunmasıyla ölçüleceğini vurguladı. “Dezenflasyonun direksiyonunu bırakmadan ekonominin motorunu yeniden hızlandırmak” gerektiğine dikkat çeken Avdagiç, üretim kapasitesinin korunmasının artık dezenflasyon kadar önemli bir politika hedefi haline geldiğini ifade etti.

Yapay zekâ ekonominin merkezinde

Küresel ekonomideki gelişmelerin ortak bir noktaya işaret ettiğini belirten Avdagiç, büyüme ivmesi yakalayan ülkelerin yapay zekâya yatırım yapan ülkeler olduğunu söyledi.

Üniversitelere çağrıda bulunan Avdagiç, gelecekte yalnızca yapay zekâ uzmanlarının yetiştirilmesinin yeterli olmayacağını belirterek, farklı sektörlerde çalışan beyaz ve mavi yakalıların da yapay zekânın kullanımına ilişkin bilgi sahibi olması gerektiğini kaydetti. Bu nedenle üniversitelerin yapay zekâ konusundaki müfredatlarını geliştirmelerinin önemine dikkat çekti.

Enflasyon geriliyor ancak küresel maliyet baskıları sürüyor

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin bir yandan dezenflasyon programını sürdürürken diğer yandan büyüme ve üretim kapasitesini koruma çabasını öne çıkardığını belirten Avdagiç, ağustos ayı enflasyon verilerine de değindi.

Ağustos ayında tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Avdagiç, enflasyonun gerilemesine rağmen enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel maliyet baskılarının dezenflasyon sürecinin önemli sınamalarla karşı karşıya olduğunu gösterdiğini söyledi.

Petrol fiyatları Türkiye için stratejik değişken

Petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki çok yönlü etkisine dikkat çeken Avdagiç, petrolün 90-100 dolar bandında kalıcı hale gelmesinin Türkiye açısından aynı anda enflasyon, cari açık ve para politikası üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.

Petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin akaryakıt ve ulaştırma maliyetlerini artırmasının yanı sıra üretimin enerji faturasını da büyüteceğini ifade eden Avdagiç, enerji ithalatındaki artışın cari denge üzerinde olumsuz etki yaratacağını söyledi.

Avdagiç’e göre petrol fiyatı bu nedenle yalnızca bir emtia fiyatı olmaktan çıkarak Türkiye’nin enflasyonunu, cari açığını ve faiz politikasını aynı anda etkileyen stratejik bir değişkene dönüşüyor.

Finansman ve üretim desteği vurgusu

Para politikasındaki mevcut duruşa da değinen Avdagiç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 37’lik politika faizi ile kredi büyümesine yönelik makroihtiyati sınırların finansal koşulları sıkı tutmaya devam ettiğini belirtti.

Bununla birlikte ekonomi yönetiminin üretim kapasitesini korumaya yönelik yaklaşımını önemli bulduğunu ifade eden Avdagiç, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kaynak limitinin 750 milyar liraya çıkarılmasını, KOSGEB’in istihdam koruma desteğinin imalat sektörünün tamamına genişletilmesini, işletmelere daha uzun vadeli ve avantajlı finansman sağlanmasını ve Eximbank’ın ihracat finansman hedefinin 59 milyar dolara yükseltilmesini önemli adımlar olarak değerlendirdi.

Avdagiç ayrıca enerji maliyetlerine sürekli sübvansiyon verilmesi yerine enerji verimliliği yatırımlarının finanse edilmesi gerektiğini belirterek; yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdamı artıran şirketlerin önceliklendirilmesi gerektiğini söyledi.

OVP’ye destek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’a da değinen Avdagiç, programda yer alan temel hedef ve politikaların hayata geçirilmesinin üretim ekonomisinin korunması ve yeni yatırımlar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Avdagiç, işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, verimlilik ve teknoloji yoğun yatırımların desteklenmesi, enerji, hammadde, işgücü, makine ve lojistik maliyetlerinin azaltılması, kaynakların etkin kullanılması, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi, sanayinin ihtiyaçlarıyla eğitim ve işgücü yapısının uyumunun güçlendirilmesi, yeni pazarlara açılım ve ihracat kapasitesinin artırılması gibi politika tercihlerini olumlu karşıladıklarını belirtti.

İstanbul kongre turizminde yükselişini sürdürüyor

İTO Meclis toplantısında İstanbul’un kongre turizmine ilişkin gelişmeler de gündeme geldi.

Şekib Avdagiç, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun (ICVB) kente kazandırdığı iki büyük uluslararası kongrenin aynı dönemde İstanbul’da gerçekleştirildiğini ve bu organizasyonlar kapsamında 12 bin 500 kişinin kentte ağırlandığını açıkladı.

33.Dünya Buiatri Kongresi ile 23. Dünya Otorinolarengoloji Baş-Boyun Cerrahisi Kongresi’nin (IFOS 2026) İstanbul ekonomisine ilk etapta 50 milyon doların üzerinde katkı sağlamasının beklendiğini belirten Avdagiç, çarpan etkisiyle bu katkının daha da artabileceğini söyledi.

İstanbul’un uluslararası kongre turizmindeki yükselişinin sürdüğünü belirten Avdagiç, kentin geçen yıl 95 uluslararası kongreye ev sahipliği yaptığını, Avrupa’da 13’üncü, dünyada ise 18’inci sıraya yükselerek son 10 yılın zirvesine çıktığını kaydetti.

Avdagiç, İstanbul’un marka değerini artırmak ve kongre ile toplantı turizmi potansiyelini geliştirmek amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Ekonomide yeni hedef: Dengeyi koruyarak büyümeyi hızlandırmak

İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in değerlendirmeleri, ekonomi politikalarında dezenflasyon hedefi ile üretim ve yatırım kapasitesinin korunmasının birlikte ele alınmasının önemine işaret etti.

Avdagiç’in ortaya koyduğu çerçevede önümüzdeki dönemin temel hedefi; fiyat istikrarını gözetirken üretim kapasitesini korumak, rekabet gücünü artırmak, yatırımları desteklemek ve Türkiye ekonomisinin büyüme motorunu yeniden güçlendirmek olarak öne çıkıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO September 2026 Assembly Meeting

ITO Assembly Focuses on Economy

 Protecting Production Capacity Is as Important as Disinflation

Şekib Avdagiç, The new approach is taking shape around “tight monetary policy + selective credit + production support”

The September 2026 Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) was held on Thursday, September 10, with Türkiye’s economic outlook, global economic risks, inflation, production capacity, access to finance, the Medium-Term Program (MTP) and investments in artificial intelligence among the key topics on the agenda.

ITO President Şekib Avdagiç said economic policymakers are now focusing not only on cooling demand but also on protecting the economy’s production capacity. He stated that the new approach is increasingly taking shape around the triangle of “tight monetary policy + selective credit + production support.”

Avdagiç emphasized that the success of economic policy should not be measured solely by the decline in inflation, but by maintaining a balance between price stability, production capacity and competitiveness. He said that “accelerating the engine of the economy without giving up the steering wheel of disinflation” would be one of the most important challenges of the coming period.

Artificial intelligence at the center of the global economy

Avdagiç said developments in the global economy point to a common trend, noting that countries achieving stronger growth momentum are those investing in artificial intelligence.

Calling on universities to adapt to this transformation, Avdagiç said it would not be sufficient to train only artificial intelligence specialists. He stressed that white-collar workers across different sectors, as well as many blue-collar workers, should also acquire knowledge about the use of artificial intelligence.

He therefore called for university curricula to be further developed in the field of artificial intelligence.

Inflation is declining, but global cost pressures remain

Assessing the Turkish economy, Avdagiç said Türkiye is continuing its disinflation program while increasingly emphasizing efforts to preserve economic growth and production capacity.

Referring to the latest inflation figures, he noted that consumer inflation stood at 1.84 percent month-on-month and 31.51 percent year-on-year in August.

Although inflation is declining, Avdagiç said rising energy prices and global cost pressures clearly demonstrate the significant challenges facing the disinflation process.

Oil prices become a strategic variable for Türkiye

Avdagiç drew attention to the multifaceted pressure created by oil prices on the Turkish economy. He said that if oil prices remain in the 90-100 dollar range, they could simultaneously put pressure on inflation, the current account balance and monetary policy.

A sustained increase in oil prices would raise fuel and transportation costs while increasing the energy bill of the production sector, according to Avdagiç. Higher energy imports would also put further pressure on the current account balance.

For this reason, he described oil prices as more than simply a commodity price, saying they have become a strategic variable affecting Türkiye’s inflation, current account balance and interest-rate policy at the same time.

Emphasis on financing and production support

Commenting on monetary policy, Avdagiç said the Central Bank of the Republic of Türkiye’s 37 percent policy rate, together with macroprudential limits on credit growth, continues to keep financial conditions tight.

At the same time, he welcomed the government’s increasing focus on protecting production capacity. He described the increase in the resource limit of the Investment Commitment Advance Credit (YTAK) to 750 billion Turkish liras, the expansion of KOSGEB’s employment protection support to the entire manufacturing sector, longer-term and more advantageous financing opportunities for businesses, and the increase in Eximbank’s export financing target to 59 billion dollars as important steps.

Avdagiç also argued that, rather than continuously subsidizing energy costs, financing should be directed toward energy-efficiency investments. He said priority should be given to companies that increase investment, technology, exports, R&D and employment.

Support for the Medium-Term Program

Avdagiç also commented on the 2027-2029 Medium-Term Program announced by Vice President Cevdet Yılmaz.

He said implementation of the program’s key targets and policies would be highly important for protecting the production economy and encouraging new investments.

Avdagiç welcomed policy priorities including easier access to finance for businesses, support for productivity and technology-intensive investments, reductions in energy, raw material, labor, machinery and logistics costs, more efficient use of resources, development of qualified human capital, stronger alignment with the needs of industry, access to new markets and increased export capacity.

Istanbul continues to rise in international congress tourism

Developments in Istanbul’s congress tourism sector were also highlighted during the ITO Assembly Meeting.

Avdagiç announced that two major international congresses brought to Istanbul by the Istanbul Congress and Visitors Bureau (ICVB) were being held in the city, with a total of 12,500 international participants expected to attend.

The 33rd World Buiatrics Congress and the 23rd World Congress of Otorhinolaryngology-Head and Neck Surgery (IFOS 2026) are expected to contribute more than 50 million dollars to Istanbul’s economy initially, Avdagiç said, adding that the impact could rise further through multiplier effects.

He noted that Istanbul’s growth in international congress tourism continues. The city hosted 95 international congresses last year, rising to 13th place in Europe and 18th globally, reaching its highest ranking of the past decade.

Avdagiç said efforts would continue to strengthen Istanbul’s brand value and further develop its potential in congress and business tourism.

A new economic priority: Accelerating growth while maintaining balance

Avdagiç’s remarks at the ITO Assembly Meeting highlighted the growing importance of addressing disinflation together with the protection of production and investment capacity.

The framework outlined by the ITO president points to a central objective for the coming period: maintaining price stability while protecting production capacity, strengthening competitiveness, supporting investment and rebuilding the growth engine of the Turkish economy.

yilmazparlar@yahoo.com

24 Temmuz 2026 Cuma

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”-Yılmaz Parlar

  Mutfakta Yangın, Milletin Gündemi Ekonomi

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye'nin ekonomik krizinden terörle mücadeleye, Kıbrıs'tan NATO zirvesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özdağ, özellikle ekonomik tabloyu “Türkiye'nin gerçek gündemi” olarak nitelendirirken, iktidarın siyasi tartışmalarla halkın yaşadığı ağır ekonomik sorunların üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

Ümit Özdağ, “Gündemi Kayyum Tartışmalarıyla Değil, Açlık ve Yoksulluk Belirliyor”

“Kayyum Ve Mutlak Butlan Tartışmalarıyla Gündem Değiştiriliyor, Mutfakta İse Yangın Büyüyor”

Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının en çarpıcı bölümünde Türkiye'nin gerçek gündeminin açlık, yoksulluk ve ekonomik çöküş olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Birileri kayyum, mutlak butlan ve siyasi tartışmalarla gündemi manipüle etmeye çalışırken mutfakta mutlak yangın devam ediyor."

Özdağ, 5 milyon emeklinin ve 11 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini, yapılan maaş artışlarının vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırmadığını ifade etti.

“Türkiye Zengin, Ama Türk Halkı Fakir”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde Özdağ, Türkiye'nin doğal kaynakları ve üretim gücüne rağmen halkın yoksullaştığını belirterek dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye fakir değil, Türk halkı fakir. Çünkü Türkiye'nin zenginlikleri küçük bir grup tarafından sömürülüyor. Buna son vereceğiz."

Zafer Partisi'nin hedefinin;

Planlı ekonomi, Planlı sanayileşme, Planlı tarım, Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden kurulması, Üreten ve adil paylaşan Türkiye modeli olduğunu açıkladı.

24 Yılda Borç Dört Kat Arttı

Özdağ, Türkiye ekonomisinin dış borç ve faiz sarmalına sürüklendiğini belirterek çarpıcı rakamlar

paylaştı.

Dikkat çeken veriler:

Toplam kamu borcu yaklaşık 15 trilyon TL'ye ulaştı.

Türkiye'nin dış borcu 133 milyar dolardan 518,5 milyar dolara yükseldi.

Sanayinin ithalata bağımlı hale geldiği ve üretim ekonomisinin terk edildiği ifade edildi.

Özdağ, mevcut ekonomik modelin sürdürülebilir olmadığını savundu.

“Türkiye Yüzyılı Değil, Orta Sınıfın Yok Edildiği Dönem”

Özdağ, iktidarın "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu sert sözlerle eleştirerek,

"Türkiye Yüzyılı diye ortaya koydukları tablo; açlığa mahkûm edilen emekliler, zam alamayan asgari ücretliler ve yok edilen orta sınıftır." ifadelerini kullandı.

Gaziler İçin Destek Mesajı

Zafer Partisi Genel Başkanı, Güvenpark'ta hak arayan gazilere destek verdiklerini belirterek önemli mesajlar verdi.

Özdağ,

Gaziler arasında rütbe ve tarih ayrımı yapılamayacağını, devletin bütün gazilere eşit yaklaşması gerektiğini söyledi.

Ayrıca, "AK Parti iktidarı gazilerimizin taleplerini yerine getireceğine PKK'nın taleplerini tartışıyor."

ifadeleriyle hükümeti eleştirdi.

PKK Sürecine Sert Tepki

Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri de terörle mücadele konusunda oldu.

Özdağ,

PKK'nın silah bırakmadığını

Örgütün farklı ülkelerde faaliyetlerini sürdürdüğünü

Teröristlerin pişman olmadıklarını açıkça söylediklerini

belirterek şu soruyu yöneltti:

"Teröristlerin 'Bizde pişman olmuş hal görüyor musunuz?' açıklamasına soruşturma açmıyorsunuz da Nasuh Mahruki neden tutuklanıyor?"

S-400 Ve Nato Çıkışı

Ankara'daki NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Özdağ,

Türkiye'nin milli egemenliğinin korunması gerektiğini belirterek,

S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılacağı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Ayrıca, Türkiye'nin yerli hava savunma projelerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs Uyarısı: "Mavi Vatan Gündemden Çıkarıldı"

Özdağ, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda da dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Başlıca değerlendirmeleri:

Rum Yönetimi'nin hızla silahlandığı

ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üsler verildiği

Birleşmiş Milletler'in yeni Kıbrıs planı üzerinde çalıştığı

Türk askerinin adadan çekilmesini öngören girişimlerin bulunduğu

iddialarına dikkat çekerek,

"Kıbrıs Türk vatanıdır. Kıbrıs Türklüktür. Kıbrıs şandır ve milli davadır."

ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'ne Dikkat Çeken Katılımlar

Basın toplantısında siyasi arenada dikkat çeken yeni katılımlar da açıklandı.

Zafer Partisi saflarına;

Mustafa Ertekin, Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz  katıldı.

Özdağ, partinin Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

CHP'deki Yeni Parti Girişimine İlk Değerlendirme

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, CHP'de gündeme gelen yeni parti oluşumuyla ilgili,

"Sayın Özgür Özel'e başarılar diliyorum. Yeni partinin nasıl bir siyasal çizgi izleyeceğini zaman gösterecek."

değerlendirmesinde bulundu.

Gagavuz Ve Kırım Türkleri İçin Takip Mesajı

Özdağ, Gagavuz Türkleri ile Kırım Türklerinin yaşadığı gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yeni süreçlerde kamuoyunu bilgilendireceklerini açıkladı.

 “Türkiye Çaresiz Değil”

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin ekonomik ve siyasi sorunlarının çözülebileceğini ifade eden Ümit Özdağ,

hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi, üretim ekonomisine dönüş ve liyakat esaslı devlet yönetiminin Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasının temel şartları olduğunu belirtti.

"Türkiye çaresiz değildir. Üreten, planlayan, adil paylaşan ve devlet aklını yeniden inşa eden bir yönetim anlayışıyla Türkiye yeniden ayağa kalkacaktır."

yilmazparlar@yahoo.com


Kitchen in Crisis, Nation Focused on the Economy

Ümit Özdağ: "Turkey's Real Agenda Is Hunger and Poverty, Not Political Distractions"

Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ addressed a "Turkish Nation Press Conference," making strong statements on a wide range of issues, including Turkey's economic crisis, counterterrorism policies, Cyprus, and the NATO Summit.

Özdağ argued that Turkey's true national agenda is the deepening economic crisis, accusing the government of diverting public attention through political debates instead of addressing the daily struggles faced by millions of citizens.

"While Political Debates Dominate the Headlines, There Is a Fire in Every Kitchen"

One of the strongest messages of the press conference focused on the country's worsening economic conditions.

"While some are trying to manipulate the public agenda with debates over trustees, legal disputes and political engineering, there is a real fire burning in the kitchens of Turkish families."

Özdağ stated that five million retirees and eleven million minimum-wage workers are struggling below the poverty line, arguing that recent salary increases have failed to improve citizens' living standards.

"Turkey Is Rich, But the Turkish People Are Poor"

Speaking about the economy, Özdağ emphasized that Turkey possesses significant natural resources and production capacity, yet ordinary citizens continue to become poorer.

"Turkey is not a poor country. The Turkish people are poor because the country's wealth is being exploited by a small privileged group. We will put an end to this."

He outlined the Zafer Party's economic vision, which includes:

A planned economy, Planned industrialization, Planned agricultural development, Re-establishing the State Planning Organization, A productive economy based on fair distribution of national wealth

Turkey's Public Debt Has Quadrupled in 24 Years

Özdağ claimed that Turkey has become trapped in a cycle of debt and high interest rates.

According to the figures he presented:

Public debt has approached 15 trillion Turkish lira.

Turkey's external debt has increased from $133 billion to $518.5 billion.

The country's industrial sector has become increasingly dependent on imports, weakening domestic production.

He argued that the current economic model is no longer sustainable.

"Not the Century of Turkey, but the Collapse of the Middle Class"

Criticizing the government's "Century of Turkey" vision, Özdağ said:

"What they call the 'Century of Turkey' has become a period in which retirees are condemned to poverty, minimum-wage workers receive no meaningful relief, and the middle class is disappearing."

Support for Veterans

Özdağ expressed solidarity with military veterans protesting in Ankara's Güvenpark, arguing that all veterans should be treated equally regardless of rank or the period in which they served.

He also criticized the government, saying:

"Instead of fulfilling the legitimate demands of our veterans, the government is discussing the demands of the PKK terrorist organization."

Strong Criticism of the PKK Process

On counterterrorism policy, Özdağ argued that:

The PKK has not disarmed. The organization continues its activities in different countries. Its members openly declare that they are not remorseful.

He questioned why such statements receive no legal response while others face prosecution.

S-400s and the NATO Summit

Commenting on the Ankara NATO Summit, Özdağ emphasized the importance of protecting Turkey's national sovereignty.

He called for clarification regarding reports suggesting that Turkey's S-400 air defense systems could be transferred to a third country and urged the government to accelerate the development of indigenous missile defense systems.

Warning Over Cyprus

Özdağ also voiced concerns about developments in the Eastern Mediterranean.

He claimed that: The Greek Cypriot Administration is rapidly expanding its military capabilities.

Military facilities have been provided to the United States, France and Israel.

A new UN-backed Cyprus proposal is under discussion.

There are initiatives aimed at removing Turkish troops from the island.

He concluded:

"Cyprus is Turkish homeland. Cyprus represents Turkish identity, national honor and a historic responsibility."

Prominent Political Figures Join the Zafer Party

During the press conference, Özdağ announced that:

Mustafa Ertekin  Prof. Dr. Bengi Başer, Nevzat Yanmaz

have officially joined the Zafer Party.

He reaffirmed that the party would continue its political struggle based on Atatürk's principles and Turkish nationalism.

Comments on the New Political Movement Within the CHP

Responding to journalists' questions regarding the newly announced political initiative led by Özgür Özel, Özdağ wished the new movement success, adding that its political direction would become clear over time.

Message on the Gagauz and Crimean Turks

Özdağ stated that the Zafer Party is closely monitoring developments affecting both the Gagauz Turks and the Crimean Turks, pledging to keep the Turkish public informed.

"Turkey Is Not Without Hope"

Concluding his speech, Özdağ argued that Turkey can overcome its economic and political challenges through:

Restoring the rule of law,

Rebuilding a productive economy,

Merit-based governance,

Strategic state planning.

He ended with the following message:

"Turkey is not without hope. With a government that produces, plans, governs fairly and rebuilds state institutions, our country can rise again."

 yilmazparlar@yahoo.com

17 Nisan 2026 Cuma

LeadWorld 2026-Yılmaz Parlar

  

LeadWorld 2026

Ekonomi, Finans ve Gelecek Vizyonu İstanbul’da Buluştu

Ekonomi dünyasının nabzını tutan forumlar, yalnızca bilgi paylaşımının ötesinde; sektörler arası sinerji yaratan, kriz dönemlerinde yol haritası çizen ve geleceğin stratejik aklını inşa eden kritik platformlardır.

Özellikle küresel belirsizliklerin arttığı, ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde bu tür organizasyonlar; iş dünyası, finans çevreleri ve karar vericiler için pusula niteliği taşır.



İş Dünyasının Zirvesi Yeşilköy’de Gerçekleşti

Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi, Kayra Medya Akademi ve Strong Medya iş birliğiyle düzenlenen LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu, 16 Nisan 2026 Perşembe günü İstanbul Yeşilköy WOW Hotel’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.

WeLD Uluslararası Taşımacılık’ın isim sponsorluğunda, Dünya Katılım Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen forum; ekonomi, finans, üretim, teknoloji ve turizm başta olmak üzere pek çok sektörden üst düzey isimleri bir araya getirdi.

Dev İsimler Aynı Sahnedeydi

Foruma; İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Güntaş, WeLD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özot, Yat Turizmcileri Derneği Başkanı Begüm Doğulu, BMD Başkanı Sinan Öncel ve iş dünyasının birçok önemli temsilcisi katılarak kritik değerlendirmelerde bulundu.

Program kapsamında açılış konuşmaları, panel oturumları, “asansör konuşmaları” ve keynote sunumlar ile katılımcılara yoğun içerik sunuldu.



Orakçıoğlu, “Milli Takım Dünya Sahnesinde Tarzıyla da Konuşulacak”

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Türk milli takımıyla yürütülen iş birliklerine dikkat çekerek, sadece sportif başarı değil, küresel marka algısı oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.

Damat Tween ve D’S Damat markalarıyla milli takıma özel koleksiyonlar hazırladıklarını belirten Orakçıoğlu, Paraguay Milli Takımı’nın da bu koleksiyonlara ilgi gösterdiğini açıkladı.

Bu gelişme, Türk markalarının uluslararası alandaki yükselişini bir kez daha gözler önüne serdi.



Hakan Aran’dan Sert Uyarı, “Enflasyon Tüm Kötülüklerin Anası”

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, forumun en çarpıcı konuşmalarından birine imza attı.

Aran, Türkiye’nin uyguladığı enflasyonla mücadele programının reel sektör üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtirken, şu ifadeleri kullandı:

Enflasyon %85’ten %30 seviyelerine çekildi

Merkez Bankası rezervleri -60 milyar dolardan +160 milyar dolara yükseldi

Ancak bu sürecin bedelini reel sektör ve KOBİ’ler ödüyor

Aran ayrıca mevcut ekonomik konjonktürde yeni bir programa geçilmesi gerektiğini savunarak, üretim ve teknoloji odaklı dönüşümün altını çizdi.


Yapay Zeka Uyarısı, “10 Yıl Sonra Dünya Aynı Olmayacak”

Forumda yapılan en dikkat çekici uyarılardan biri yapay zeka alanından geldi.

Bir iş insanı, önümüzdeki 5-10 yıl içinde birçok sektörde iş gücünün büyük ölçüde dönüşeceğini belirterek, şu çarpıcı ifadeyi kullandı:

“Paranızı yapay zekaya yatırın. Önümüzdeki 10 yılda dünya bugünkü dünya olmayacak.”

Bu açıklama, teknolojik dönüşümün kaçınılmaz hızını bir kez daha gözler önüne serdi.


Katılım Bankacılığı Yükselişte

Dünya Katılım Bankası Genel Müdürü İkram Güntaş, bankanın kısa sürede yakaladığı büyümeye dikkat çekti:

150 bine yakın müşteri

100 milyar TL’yi aşan aktif büyüklük

%9,22’ye yükselen sektör payı

Dijital bankacılık modelinin önemine vurgu yapan Güntaş, çalışanların “birer şube” gibi konumlandırıldığını ifade etti.



Gayrimenkulde Yeni Dönem, Erişim Krizi Derinleşiyor

Forumda paylaşılan veriler, konut erişimindeki dramatik düşüşü ortaya koydu:

30 yıl önce gençlerin ev sahibi olma ihtimali: %47

Günümüzde bu oran: %12

Yeni geliştirilen “uzun toprak” modeliyle arsa maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenirken, sektör temsilcileri finansman modellerinin kritik rolüne dikkat çekti.



Türkiye Teknoloji ve Deneyim Ekonomisinde Yeni Oyuncu Olabilir

Yerli teknoloji firmalarının 60’tan fazla ülkeye ihracat yaptığı vurgulanırken, Türkiye’nin sadece üretim değil “deneyim ekonomisi” alanında da küresel merkez olabileceği ifade edildi.

Kapadokya’da başlatılan yeni projeler, bu vizyonun somut örnekleri arasında gösterildi.



Ortak Mesaj, Üretim, Teknoloji ve Dönüşüm Kaçınılmaz

Forum boyunca yapılan konuşmalarda öne çıkan ortak başlıklar:

Enflasyonla mücadelede yeni yaklaşım ihtiyacı

Yapay zeka ve teknoloji yatırımlarının zorunluluğu

Üretim odaklı ekonomik dönüşüm

Finansmana erişimin kritik rolü

Facia Unutulmadı

Forumda konuşmacılar, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul faciasında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anarak, derin üzüntülerini dile getirdi.



Göz Kamaştıran Stand

Polaris Sigorta’dan Küresel Güvence Mesajı

LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu’nun en dikkat çeken katılımcılarından biri olan Polaris Sigorta standı, profesyonel yaklaşımı ve güçlü kurumsal vizyonuyla öne çıktı. Etkinlik kapsamında Polaris Sigorta adına İrem Bayraktar ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, şirketin hem Türkiye’de hem de uluslararası alandaki konumuna dair önemli mesajlar verildi.

“Finansal ve Endüstriyel Risklerde Küresel Çözüm Ortağıyız”

Polaris Sigorta ve Reasürans Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin 1998 yılından bu yana Türk sigorta sektöründe öncü bir rol üstlendiğini vurgulayan Bayraktar, şirketin temel misyonunu şu sözlerle ifade etti:

“Polaris Sigorta olarak finansal ve endüstriyel risk yönetiminde işletmelere özel çözümler sunuyoruz. Küresel ortak ağımız ve sektörel uzmanlığımız sayesinde müşterilerimizi potansiyel risklere karşı korurken, onların işlerini büyütmeye odaklanmalarını sağlıyoruz.”

“Türkiye’den Dünyaya Açılan Güçlü Sigorta Ağı”

Bayraktar, Polaris Sigorta’nın sadece yerel değil, aynı zamanda uluslararası ölçekte güçlü bir iş modeline sahip olduğunu belirterek; Türkiye’deki birçok sigorta şirketiyle aktif iş birlikleri yürüttüklerini ve ihtiyaç halinde global reasürans partnerleriyle devreye girdiklerini ifade etti.

Kurumsal ve bireysel müşterilere yönelik geniş hizmet yelpazesi sunduklarını dile getiren Bayraktar, müşteri odaklı, çözüm merkezli ve dinamik yaklaşımlarının sektörde fark yarattığını vurguladı.

Risk Yönetiminde Güven ve Deneyim Vurgusu

Finans ve sanayi sektörlerine özel geliştirilen risk yönetimi çözümlerinin önemine dikkat çeken Bayraktar, özellikle küresel belirsizliklerin arttığı günümüzde doğru sigorta ve reasürans stratejilerinin işletmeler için hayati olduğunu ifade etti.

Polaris Sigorta’nın standı, forum boyunca iş dünyasının yoğun ilgisini görürken; şirketin sunduğu güven, deneyim ve küresel vizyon katılımcılar tarafından takdirle karşılandı.



LeadWorld İş ve Ekonomi Forumu, sadece bir etkinlik değil; Türkiye’nin ekonomik aklının sahaya indiği, gerçeklerle yüzleştiği ve geleceği tartıştığı çok kıymetli bir platformdur.

Bu forumda verilen mesajlar net: Dünya değişiyor, ekonomi değişiyor ve bu değişimi doğru okuyamayanlar geride kalacak. Özellikle yapay zeka, üretim dönüşümü ve finansal disiplin konularında ortaya konan vizyon; Türkiye’nin önümüzdeki 10 yılı açısından son derece kritik.

Böylesine güçlü bir organizasyonu hayata geçiren tüm paydaşları tebrik ediyorum. Türkiye’nin bu tür platformlara her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

yilmazparlar@yahoo.com

LeadWorld 2026

Economy, Finance and Future Vision Meet in Istanbul

Forums that capture the pulse of the economic world go far beyond simple information sharing; they are critical platforms that create cross-sector synergy, provide roadmaps during times of crisis, and shape the strategic vision of the future.
Especially in a period where global uncertainties are increasing and economic balances are being reshaped, such organizations serve as a compass for the business world, financial circles, and decision-makers.

The Summit of the Business World Held in Yeşilköy

The LeadWorld Business and Economy Forum, organized in collaboration with Nasıl Bir Ekonomi Newspaper, Kayra Media Academy, and Strong Media, was held with strong participation on Thursday, April 16, 2026, at WOW Hotel in Yeşilköy, Istanbul.

Held under the name sponsorship of WeLD International Transportation and the main sponsorship of Dünya Katılım Bank, the forum brought together top-level leaders from various sectors, including economy, finance, production, technology, and tourism.

Industry Giants Took the Same Stage

The forum hosted prominent figures such as İş Bankası CEO Hakan Aran, Orka Holding Chairman Süleyman Orakçıoğlu, Dünya Katılım Bank CEO İkram Güntaş, WeLD Chairman Murat Özot, Yacht Tourism Association President Begüm Doğulu, and BMD President Sinan Öncel, along with many other leading representatives of the business world.

The program featured opening speeches, panel sessions, “elevator pitches,” and keynote presentations, delivering rich and intensive content to participants.

Orakçıoğlu: “The National Team Will Be Recognized for Its Style on the Global Stage”

Orka Holding Chairman Süleyman Orakçıoğlu emphasized the importance of collaborations with the Turkish national team, stating that their goal is not only sporting success but also building a global brand image.

He noted that special collections have been prepared for the national team under the Damat Tween and D’S Damat brands, adding that the Paraguay National Team has also shown interest in these collections.

This development once again highlighted the rising influence of Turkish brands in the international arena.

Strong Warning from Hakan Aran: “Inflation Is the Mother of All Problems”

İş Bankası CEO Hakan Aran delivered one of the most striking speeches of the forum.

Aran stated that Turkey’s inflation-fighting program has placed a significant burden on the real sector and noted:

Inflation has been reduced from 85% to around 30%

Central Bank reserves increased from -60 billion USD to +160 billion USD

However, the cost of this process has been borne by the real sector and SMEs

He also argued that a transition to a new economic program is necessary under current conditions, emphasizing production and technology-driven transformation.

Artificial Intelligence Warning: “The World Will Not Be the Same in 10 Years”

One of the most remarkable warnings at the forum came from the field of artificial intelligence.

A business leader stated that within the next 5–10 years, the workforce in many sectors will undergo a major transformation, saying:

“Invest your money in artificial intelligence. The world will not be the same in the next 10 years.”

This statement once again demonstrated the inevitable speed of technological transformation.

Participation Banking on the Rise

Dünya Katılım Bank CEO İkram Güntaş highlighted the rapid growth of the bank:

Nearly 150,000 customers

Over 100 billion TRY in assets

Market share increased to 9.22%

Emphasizing the importance of digital banking, Güntaş stated that employees are positioned as “individual branches.”

New Era in Real Estate: Access Crisis Deepens

Data shared at the forum revealed a dramatic decline in homeownership accessibility:

30 years ago: 47% probability for young people to own a home

Today: only 12%

While the newly developed “long land” model aims to reduce land costs, sector representatives stressed the critical importance of financing models.

Turkey Can Become a New Player in Technology and Experience Economy

It was highlighted that local technology firms export to more than 60 countries, and Turkey has the potential to become a global hub not only in production but also in the “experience economy.”

New projects launched in Cappadocia were presented as concrete examples of this vision.

Common Message: Production, Technology and Transformation Are Inevitable

Key themes that stood out throughout the forum included:

The need for a new approach in the fight against inflation

The necessity of investments in artificial intelligence and technology

Production-oriented economic transformation

The critical role of access to finance

The Tragedy Has Not Been Forgotten

Speakers at the forum commemorated the teachers and students who lost their lives in the school tragedies in Şanlıurfa and Kahramanmaraş, expressing their deep sorrow.

Eye-Catching Stand: Polaris Insurance Delivers a Global Assurance Message

One of the most striking participants of the forum was the Polaris Insurance booth, which stood out with its professional approach and strong corporate vision.

In our exclusive interview with İrem Bayraktar, key insights were shared regarding the company’s national and international positioning.

“A Global Solution Partner in Financial and Industrial Risks”

Bayraktar emphasized that Polaris Insurance and Reinsurance Brokerage Services Inc. has been a leading force in the Turkish insurance sector since 1998, stating:

“We provide tailored risk management solutions for businesses in financial and industrial sectors. With our global network and expertise, we protect our clients against risks while enabling them to focus on growth.”

“A Strong Insurance Network from Turkey to the World”

She noted that Polaris Insurance operates both locally and globally, collaborating with numerous domestic insurers and international reinsurance partners when needed.

Bayraktar highlighted their customer-focused, solution-oriented, and dynamic approach as key differentiators in the sector.

Emphasis on Trust and Experience in Risk Management

She stressed the importance of well-structured insurance and reinsurance strategies, especially in times of increasing global uncertainty.

The Polaris Insurance booth attracted significant attention throughout the forum, with its emphasis on trust, experience, and global vision being highly appreciated.

The LeadWorld Business and Economy Forum is not just an event; it is a highly valuable platform where Turkey’s economic intellect takes the stage, confronts realities, and discusses the future.

The message delivered at this forum is clear: the world is changing, the economy is evolving, and those who fail to interpret this transformation correctly will fall behind.

The vision presented—especially in artificial intelligence, production transformation, and financial discipline—is critically important for Turkey’s next decade.

I sincerely congratulate all stakeholders who made this powerful organization possible. Turkey needs such platforms more than ever.

yilmazparlar@yahoo.com